Reklam
Gerekli Bilgiler

Cumhuriyet Savcısı Ne Yapar? Gözaltı, Tutuklama ve Mahkûmiyet Farkı

Cumhuriyet savcısının görevleri neler, gözaltı ile tutuklama arasındaki fark ne? Kanun metinlerinden birebir aktarılmış görev, yetki ve karar mercii ayrımı.

Cumhuriyet savcısı ne yapar | görev ve yetkileri

Cumhuriyet savcısının görevi, bir suç şüphesini öğrendiği anda başlar. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi birebir şöyledir: "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez" "kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."

Bu sayfanın en önemli bölümü, üç kavramın birbirinden ayrılmasıdır: gözaltı, tutuklama ve mahkûmiyet. Üçünün kararını farklı merciler verir ve üçü birbirinin yerine kullanılamaz.

Künye

Temel kanunCeza Muhakemesi Kanunu, Kanun No. 5271
Kabul tarihi4.12.2004 (RG 17.12.2004, Sayı 25673)
Meslek kanunuHâkimler ve Savcılar Kanunu, No. 2802 (RG 26/2/1983, 17971)
Soruşturma görevi5271 sayılı Kanun m.160 ve m.161
Gözaltı5271 sayılı Kanun m.91
Tutuklama5271 sayılı Kanun m.100 ve m.101
Veri kesim saati28 Ekim 2026, 15.30 TSİ

Soruşturma Görevi

Savcının yükümlülüğü yalnızca aleyhteki delilleri toplamak değildir. Kanunun 161. maddesi birebir şöyledir: "Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki" "adlî kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla" "ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."

Aynı madde savcıya geniş bir araştırma yetkisi veriyor: "Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü" "araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu" "görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir." Diğer kamu görevlileri için de bir yükümlülük getirilmiştir: istenen bilgi ve belgeleri "talep eden Cumhuriyet savcısına vakit geçirmeksizin temin etmekle yükümlüdür."

Adlî Kollukla İlişki

Kanun emir usulünü de düzenlemiştir: "Cumhuriyet savcısı, adlî kolluk görevlilerine emirleri yazılı; acele hâllerde, sözlü olarak verir." ve "Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir."

Kolluğun bildirim yükümlülüğü de yazılıdır: "Adlî kolluk görevlileri, elkoydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları" "Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini" "gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür."

Adlî Kolluk Yönetmeliği aynı ilkeyi pekiştiriyor: "Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır." ve "Adlî kolluk görevlilerine, adlî görevi bulunmayan üstleri tarafından … emir ve talimat verilemez." Bu yönetmeliğin bazı hükümleri hakkında yürütmeyi durdurma kararı bulunduğu belgenin kendi dipnotlarında yazılıdır; bu sınır burada belirtilmektedir.

Gözaltı, Tutuklama ve Mahkûmiyet: Üç Ayrı Kavram

Gözaltı. Kanunun 91. maddesi birebir şöyle başlıyor: "(1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için" "gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez." Şartları da yazılıdır: "(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek" "emarelerin varlığına bağlıdır."

Uzatma yetkisi savcıdadır: toplu suçlarda "Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle" "uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir." Bu emre karşı itiraz yolu da açıktır ve madde, bırakılmayan kişinin "en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir" hükmünü taşır.

Tutuklama. Şartları 100. maddededir: "(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde," "şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir." Ölçülülük kuralı da yazılıdır: "İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez." Bir alt sınır da konmuştur: "(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan" "suçlarda tutuklama kararı verilemez."

Kararı kim verir? 101. madde bu soruyu tereddütsüz cevaplıyor: "(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından," "kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir." Yani tutuklama kararını savcı vermez; savcı ister, hâkim veya mahkeme karar verir. Karar verilmezse "şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır."

Mahkûmiyet. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün resmî tanımı birebir şöyledir: "Mahkûmiyet: Failin yüklenen suçu işlediğinin sabit olmasının mahkeme kararı ile belirlenmesidir". Yani mahkûmiyet yalnızca mahkeme kararıyla doğar; gözaltı ve tutuklama ise koruma tedbiridir, ceza değildir.

Masumiyet Karinesi ve Soruşturmanın Gizliliği

Anayasa'nın 38. maddesi bu ayrımın temelini kuruyor: "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." Aynı madde "Ceza sorumluluğu şahsîdir." ve "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez." hükümlerini de taşır.

Soruşturmanın gizliliği ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157. maddesindedir: "Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla" "soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir."

Bakanlığın resmî tanımlarına göre kovuşturma "İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder"; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ise "kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi" "veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde verilen karardır". Bunlar Bakanlığın tanımlarıdır, kanun metni değildir; bu ayrım korunmuştur.

Savcı Nasıl Olunur?

Meslek kanunu, mesleğe girişi birebir "Hâkim ve savcı yardımcılığı dönemini geçirip aşağıdaki koşullara uygun olarak ehliyetini kanıtlamış olmadıkça," "hiç kimse hakimlik ve savcılığa atanamaz." hükmüne bağlıyor. Şartlar arasında "Türk vatandaşı olmak,", "Giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuzbeş yaşını doldurmamış olmak.", adli yargı için "hukuk fakültesinden mezun olmak", "Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olmak," ve "Yazılı yarışma sınavı ile mülakatta başarı göstermek," yer alıyor.

Sınavı yapan kurum da kanunda yazılıdır: "Yazılı yarışma sınavı, Adalet Bakanlığı ile imzalanacak protokole göre" "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılır."

Kanunun güncel metni "adaylık" değil "yardımcılık" terimini kullanıyor; bu sayfada kanunun terimi esas alınmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun yetkisi ise kurumun kendi kitapçığında "Hâkim ve savcıları mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma," ve "disiplin cezası verme," "görevden uzaklaştırma işlemlerini yapma ve Yargıtay ve Danıştaya üye seçme yetkisi Kurula aittir." biçiminde tanımlanmıştır.

Yargı süreçlerini takip için UYAP vatandaş portalı nedir sayfamıza bakabilirsiniz.

Bu Sayfada Ne Yok?

  • Somut hiçbir soruşturma, dosya veya kişi yok. Bu sitede resmî savcılık veya mahkeme açıklaması olmadan hiçbir suçlama yayımlanmaz — "iddia" düzeyinde bile.
  • İddianame ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının kanun metni yok. İlgili maddelerin birebir metni okunamadı; yalnızca Adalet Bakanlığı'nın resmî tanımları, kaynağı belirtilerek aktarılmıştır.
  • Mahkûmiyetin kanun maddesi metni yok. Aynı sebeple Bakanlığın tanımı kullanılmıştır.
  • Adlî kolluğu tanımlayan madde metni yok. Okunabilen nüshalarda metin çıkarımı daha önceki bir maddede kesiliyor.
  • Anayasa'nın Hâkimler ve Savcılar Kurulu maddesi metni yok. Aynı sebeple Kurul'un kendi kitapçığı kullanılmıştır.
  • Sınav takvimi, kontenjan ve taban puan yok. Dönemsel bilgilerdir.
  • Hukuki danışmanlık yok. Bu sayfa somut bir olayda ne yapılacağını yorumlamaz.
  • Çocuk şüpheli veya sanık bilgisi yok. Bu sitede hiçbir koşulda yazılmaz.

Sık Sorulan Sorular

Savcı bir suçu öğrendiğinde ne yapmak zorunda?

Kanun birebir "hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar" diyor.

Savcı yalnızca aleyhe delil mi toplar?

Hayır. Kanun "şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla" ve "şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür" diyor.

Gözaltı süresi ne kadar?

Kanun birebir "yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez" diyor; toplu suçlarda savcı "her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle" uzatma emri verebilir.

Tutuklama kararını savcı mı verir?

Hayır. Kanun soruşturma evresinde "Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından", kovuşturma evresinde "Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece" karar verileceğini yazıyor. "Savcı tutukladı" ifadesi kanunen yanlıştır.

Gözaltına alınmak suçlu olmak mıdır?

Hayır. Anayasa birebir "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." diyor. Gözaltı ve tutuklama koruma tedbiridir, ceza değildir.

Mahkûmiyet nasıl doğar?

Adalet Bakanlığı'nın resmî tanımı "mahkeme kararı ile belirlenmesidir" diyor; yalnızca mahkeme kararıyla doğar.

Hangi suçlarda tutuklama kararı verilemez?

Kanun birebir "Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan" suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğini yazıyor.

Savcı olmak için hangi sınav gerekiyor?

Kanun "Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olmak," ve "Yazılı yarışma sınavı ile mülakatta başarı göstermek," şartlarını sayıyor; yazılı sınavı "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi" yapıyor.

Kaynak ve kapsam: 160, 161, 91, 100, 101 ve 157. madde alıntıları 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivindeki metninden ve Adalet Bakanlığı'nın kendi yüzeylerinden birebir alınmıştır. "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.", "Ceza sorumluluğu şahsîdir." ve "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez." ifadeleri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinden, Meclis'in kendi yayınından alınmıştır. Adlî kolluk hükümleri Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki Adlî Kolluk Yönetmeliği'nden alınmıştır; belgenin kendi dipnotlarına göre bu yönetmeliğin bazı hükümleri hakkında yürütmeyi durdurma kararı bulunduğu sayfada belirtilmiştir. Mahkûmiyet, kovuşturma ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tanımları Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün "Adli İstatistiklerin Meta Verisi" belgesinden alınmıştır; bunlar Bakanlığın tanımlarıdır, kanun metni değildir ve bu ayrım sayfada korunmuştur. Mesleğe giriş şartları ve sınavı yapan kurum 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu yüzeyindeki metninden, Kurul'un yetkileri ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun kendi tanıtım kitapçığından birebir alınmıştır. Kanunun güncel metni "adaylık" değil "yardımcılık" terimini kullandığı için bu sayfada kanunun terimi esas alınmıştır. İddianame, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, mahkûmiyet, adlî kolluk ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu maddelerinin birebir kanun metinleri, okunabilen nüshalarda metin çıkarımının kesilmesi sebebiyle alınamamıştır. Bu sayfada hiçbir somut soruşturma, dosya numarası, operasyon veya kişi adı yer almaz; bu sitede resmî savcılık veya mahkeme açıklaması olmadan hiçbir suçlama yayımlanmaz. Veriler 28 Ekim 2026 saat 15.30 TSİ itibarıyladır.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yap