Reklam
Eğitim

Deyim ile Atasözü Arasındaki Fark: TDK Tanımları ve Ölçütler

TDK'nın deyim ve atasözü tanımları, ikisini ayıran ölçütler, özdeyişten farkı ve sınır vakalar. Hangisi genel kural bildirir?

Deyim ile Atasözü Arasındaki Fark: TDK Tanımları ve Ölçütler

En güvenilir ayırt edici ölçüt "genel kural bildirme"dir. Atasözü genel bir kural koyar, deyim koymaz. TDK'nın tanımları da bu ayrımı taşıyor: atasözü "öğüt verici nitelikte söz" olarak tanımlanırken, deyim tanımında öğüt veya genel kural unsuru hiç geçmiyor.

İkinci kesin ayrım atasözü ile özdeyiş arasındadır ve yine TDK tanımlarında kodludur: atasözü "halka mal olmuş" sözdür, özdeyiş ise "genellikle kim tarafından söylendiği bilinen" özlü sözdür. Yani ölçüt söyleyeninin bilinip bilinmemesidir.

Künye

KonuDeyim, atasözü ve özdeyiş ayrımı
DersTürkçe / Türk dili ve edebiyatı
TDK deyim tanımıKendine özgü anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği
TDK atasözü tanımıHalka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz
TDK özdeyiş tanımıGenellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz
Atasözünün eski adıDarbımesel (TDK: eskimiş)
Deyimin eski adıTabir (TDK: eskimiş)
Özdeyişin eş anlamlılarıVecize, kelamıkibar, aforizm, motto
Deyimin sözcük sayısıEn az iki (akademik kaynak; TDK sayı vermiyor)

TDK tanımları, birebir

  • Deyim: "Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği; tabir."
  • Atasözü: "Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz; deme, mesel, sav, darbımesel."
  • Özdeyiş: "Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz; vecize, kelamıkibar, aforizm, aforizma, motto."
  • Darbımesel: TDK'da eskimiş sayılır ve atasözü maddesine gönderme yapar.

Küçük ama anlamlı bir fark: TDK, deyimi bir "söz öbeği", atasözünü ise bir "söz" olarak tanımlıyor.

Ayırt edici ölçütler

ÖlçütDeyimAtasözü
Genel kural bildirmeBildirmezBildirir
Yargı (hüküm)Bir olay karşısındaki tutumu, hâli, durumu belirtirBir tecrübeye dayalı hüküm bildirir
İşlevBir kavramı kalıplaşmış biçimde adlandırırYol gösterir, öğretir, öğüt verir, uyarır
Cümle olma şartıŞart değildirTemsilî olanlar dışında mutlaka cümle olmalıdır
Fiil biçimiMastar veya çekimli fiille biterEmir veya genel yargı kipiyle biter
ÇekimlenebilirlikÇekimlenebilirDaha katı biçimde kalıplaşmıştır
Sözcük sayısıEn az iki (derlemde 2-14 aralığı)Kaynaklarda sayı verilmiyor

Bir akademik çalışma genel kural bildirme ölçütünü en önemli ayırt edici özellik sayıyor. Bir başka çalışma ise fiil biçimini en önemli ölçüt kabul ediyor ve örneğini şöyle veriyor: "at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak" bir deyimdir, çünkü mastarla biter; "at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapama!" bir atasözüdür, çünkü emir kipiyle biter. Aynı malzemeden iki ayrı tür çıkıyor ve tek değişen fiilin biçimi oluyor.

Yargı ölçütünün klasik örneği

Bir TDK dergisi yazısının karşılaştırması bu ayrımı en net gösteren örnektir:

  • "Tilki, iki defa tuzağa düşmez." Yazarın değerlendirmesi: "bu sözün, atasözü olduğundan şüphe yoktur. Zira bir tecrübeye dayalı olarak hüküm bildiriyor."
  • "Bu tilki, bu deliğe bir daha girmez." Aynı yazarın değerlendirmesi: "Ele aldığımız söz ise kesinlikle deyimdir. Bir olay karşısında takınılacak tutumu, hâli, durumu belirttiği için."

İki söz aynı imgeyi kullanıyor ama biri genel bir kural koyuyor, diğeri belirli bir durumu adlandırıyor.

Kalıplaşma ve çekimlenebilirlik

Her iki tür de kalıplaşmıştır: bir akademik kaynağın aktardığı kurala göre "bir deyimin sözcükleri değiştirilip yerlerine, aynı anlamda da olsa, başka sözcükler konulamaz" ve söz dizimi bozulamaz. Atasözleri için de "kelimeleri değiştirilemeyen sözler" tanımı kullanılıyor.

Ancak kalıplaşmanın derecesi farklıdır. Bir çalışma atasözlerinin deyimlerden daha katı biçimde kalıplaştığını belirtiyor; mastarla biten deyimler cümle biçiminde değişikliğe izin verir. Deyim kalıplaşmış olmasına rağmen çekimlenebilir: "kılıfına uydur-" deyimi "Kılıfına uydurdum" ve "Kılıfı uymuş" biçimlerinde çekimlenir. Mastarla biten deyimler durum, zaman, kişi, olumsuzluk ve yapım eki alabilir. Bir araştırmacı bu nedenle deyimin temel biçimini ("etekleri zil çal-") çekimli cümle biçiminden ("Etekleri zil çalıyor.") ayırıyor.

Not: Bir başka akademik kaynak her iki türü de aynı düzeyde "kelimeleri değiştirilemeyen" olarak sunuyor; yani kalıplaşma katılığı konusunda tam bir mutabakat yoktur ve bu sayfada kesin bir hüküm verilmemiştir.

Atasözünün anonimliği

Bir akademik kaynağa göre atasözlerinde "söyleyeni belli değildir"; atasözleri toplumun ortak ürünüdür ve "kesin yargı bildiren öğüt verici söz grupları"dır. Bir dilcinin tanımı atasözünü "bir cümle biçiminde oluşarak bir yargı anlatan" söz olarak veriyor. Özdeyişte ise durum terstir: TDK tanımı söyleyeninin genellikle bilindiğini söylüyor.

Sınır vakalar: her söz net biçimde ayrılmıyor

Bu konuda dürüst olmak gerekir: bazı sözler hem deyim hem atasözü sayılabiliyor. Bir akademik çalışma "Açtırma kutuyu söyletme kötüyü" sözünü, anlamına göre iki kategoriye de girebilen bir örnek olarak veriyor. Bir başka çalışma ise daha ağır bir eleştiri yapıyor: TDK Türkçe Sözlük ile başlıca atasözü ve deyim sözlüklerinde çok sayıda atasözünün "deyim" etiketiyle, çok sayıda deyimin de atasözü olarak yer aldığını belirtiyor. Aynı çalışma TDK sözlük tanımının deyimi atasözünden net biçimde ayırmadığını söylüyor.

Yani ölçütler yol gösterir ama her sözü kesin biçimde sınıflandırmaz. Kararsız kaldığınız bir sözde genel kural bildiriyor mu ve fiili hangi kiple bitiyor sorularını sormak, kaynaklara göre en işe yarar iki testtir.

Sözcüklerin türleri için sözcük türleri nelerdir, kalıplaşmış yapıların ek alma davranışı için fiilimsiler, yazım kuralları için büyük harflerin kullanıldığı yerler sayfalarına, güncel sözcük ve terimler için güncel terimler sözlüğü sayfasına bakabilirsiniz.

Bu Sayfada Ne Yok?

  • TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nün kendi ölçüt listesi yok. Sözlüğün veri ucuna erişilemediği için ön söz tanımları doğrulanamadı.
  • Ömer Asım Aksoy'un ölçüt listesinin birincil metni yok. Ölçütler yalnızca iki akademik çalışma üzerinden dolaylı olarak aktarılmıştır.
  • Deyimin azami sözcük sayısı için kurumsal bir sınır yok. 2-14 aralığı bir derlemden çıkan gözlemdir, tanım değildir.
  • MEB müfredatına ait kurumsal bir deyim-atasözü tanımı yok. Uygun MEB kaynağında bulunamadı.
  • Atasözü sayısı veya deyim sayısı istatistiği yok.
  • Kalıplaşma katılığı için kesin hüküm yok. Bir kaynak atasözlerinin daha katı kalıplaştığını söylerken bir diğeri ikisini aynı düzeyde sunuyor.
  • "Deyim en az iki sözcüktür" ifadesi TDK'ya ait değildir. TDK yalnızca "söz öbeği" diyor; sayı akademik kaynaklardan gelir.
  • Yöresel atasözü derlemesi yok.

Sık Sorulan Sorular

Deyim ile atasözü arasındaki en önemli fark nedir?

Genel kural bildirme. Atasözü bir tecrübeye dayanan genel kural veya yargı koyar; deyim bir kavramı ya da bir durum karşısındaki tutumu kalıplaşmış biçimde adlandırır, genel kural bildirmez.

Atasözü ile özdeyiş aynı şey mi?

Değil. TDK'nın tanımlarına göre atasözü "halka mal olmuş" sözdür, özdeyiş ise "genellikle kim tarafından söylendiği bilinen" özlü sözdür. Ayırt edici ölçüt söyleyeninin bilinip bilinmemesidir.

Darbımesel ne demek?

TDK'da eskimiş sayılan bir sözcük olup atasözü maddesine gönderme yapar; yani atasözünün eski adıdır. TDK, atasözünün eş anlamlıları arasında deme, mesel, sav ve darbımeseli sayıyor.

Bir deyim kaç sözcükten oluşur?

TDK sayı vermiyor, yalnızca "söz öbeği" diyor. İki akademik kaynak deyimin en az iki sözcükten oluştuğunu belirtiyor; biri bir derleme dayanarak sözcük sayısı aralığını 2 ile 14 arasında veriyor.

Deyimler çekimlenebilir mi?

Evet. Kalıplaşmış olmasına rağmen deyim çekimlenebilir: "kılıfına uydur-" deyimi "Kılıfına uydurdum" biçiminde çekimlenir. Mastarla biten deyimler durum, zaman, kişi, olumsuzluk ve yapım eki alabilir.

Aynı söz hem deyim hem atasözü olabilir mi?

Kaynaklara göre olabiliyor. Bir akademik çalışma bazı sözlerin anlamına göre iki kategoriye de girebileceğini belirtiyor; bir diğeri sözlüklerde çok sayıda atasözünün deyim etiketiyle yer aldığını eleştiriyor.

Bir sözün deyim mi atasözü mü olduğunu nasıl anlarım?

Kaynaklara göre en işe yarar iki test şudur: söz genel bir kural bildiriyor mu, ve fiili hangi kiple bitiyor? Mastar veya çekimli fiille biten söz deyime, emir veya genel yargı kipiyle biten söz atasözüne daha yakındır.

Kaynak ve kapsam: Deyim, atasözü, özdeyiş, darbımesel, vecize, tabir, mesel ve sav tanımları ile bunların eş anlamlıları ve TDK örnekleri Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük maddelerinden birebir alınmıştır. "Tilki, iki defa tuzağa düşmez" ile "Bu tilki, bu deliğe bir daha girmez" karşılaştırması ve yargı bildirme ölçütü Nail Tan'ın TDK Türk Dili dergisinde Nisan 2019'da yayımlanan "On Deyim Üzerine" yazısındandır. Cümle olma şartı, fiil biçimi ölçütü, "at çalındıktan sonra" örneği ve sözlüklerdeki etiketleme tutarsızlığı eleştirisi Nurettin Albayrak'ın TDK Türk Dili dergisindeki yazısından gelir. Deyimin en az iki sözcükten oluşması, 2-14 sözcük aralığı, kalıplaşma kuralı, atasözlerinin daha katı kalıplaştığı, çekimlenebilirlik, genel kural bildirme ölçütünün en önemli ayırt edici özellik sayılması ve sınır vaka örneği Muna Yüceol Özezen'in TDK Türk Dili dergisinin 600. sayısında (Aralık 2001) yayımlanan "Türkçe Deyimler Üzerine Birkaç Söz" yazısından alınmıştır. Atasözünün anonimliği, toplumun ortak ürünü olması ve bir cümle biçiminde yargı anlatması RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi'nin 16. sayısındaki (2019) Orhun Yazıtları çalışmasındandır. TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nün veri ucuna erişilemediği için sözlüğün kendi ölçüt listesi doğrulanamamış ve yazılmamıştır. Aksoy'un ölçüt listesi yalnızca dolaylı olarak aktarılmıştır. Kalıplaşma katılığı konusunda kaynaklar tam mutabık olmadığı için kesin hüküm verilmemiştir. "Deyim en az iki sözcüktür" ifadesi TDK'ya değil akademik kaynaklara aittir ve sayfada bu şekilde belirtilmiştir.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yap