
Kanun, nişan bozulduğunda bütün hediyelerin değil yalnızca "alışılmışın dışındaki" hediyelerin geri istenebileceğini söyler. Takı, altın, bilezik gibi kelimeler madde metninde hiç geçmez; ölçüt hediyenin adı değil, alışılmış olup olmamasıdır.
Bu sayfa nişanlanmayı düzenleyen maddeleri birebir aktarıyor. Dört başlık öne çıkıyor: nişanın evlenmeye zorlama hakkı vermemesi, maddi ve manevi tazminat, hediyelerin geri verilmesi ve bir yıllık zamanaşımı.
Künye
| Konu | Nişanın bozulması ve sonuçları |
|---|---|
| Esas dayanak | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.118 – m.123 |
| Kanun künyesi | Kabul 22/11/2001, Resmî Gazete 8/12/2001 – Sayı 24607 |
| Nişanlanmanın tanımı | Evlenme vaadi |
| Evlenmeye zorlama | Dava hakkı vermez |
| Geri istenebilen hediye | Alışılmışın dışındaki hediyeler |
| Zamanaşımı | Sona ermeden itibaren bir yıl |
| Maddelerde değişiklik | Erişilen metinde değişik veya mülga ibaresi yok |
| Veri kesim saati | 30 Ekim 2026, 12.00 TSİ |
Nişanlanma Nedir?
Kanunun bu bölümü "A. Nişanlanma" kenar başlığıyla açılır ve tanım tek cümledir: "Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur."
Maddede ayrıca küçüğün veya kısıtlının nişanlanmasının yasal temsilcisinin rızası olmadan onu bağlamayacağı düzenlenir. Kanun nişan için bir tören, bir yüzük veya bir yazılı belge şartı koymaz; nişanlanma karşılıklı evlenme vaadiyle kurulur.
Bu yüzden "nişan resmî değilse hüküm doğurmaz" biçimindeki yaygın bilgi kanun metninden çıkmaz. Evlenme işlemlerinin kendisi için evlenme işlemleri ve gerekli belgeler sayfamıza bakabilirsiniz.
Nişanlı Taraf Evlenmeye Zorlanabilir mi?
Hayır. Bu, kanunun en net hükümlerinden biridir. "B. Nişanlılığın hükümleri" başlığı altındaki "I. Dava hakkının bulunmaması" kenar başlıklı madde birebir şöyledir: "Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez."
Aynı madde bir adım daha ileri gider ve cayma akçesi düzenlemelerini de etkisiz kılar: evlenmeden cayma hâlinde ödenmesi kararlaştırılan cezai şart veya cayma parası için dava açılamaz, ancak önceden ödenmiş olan tutarlar geri istenemez.
Pratik sonucu şudur: nişan sözleşmesine yazılmış bir "caydığı takdirde şu kadar ödeyecek" kaydı mahkemede talep edilemez. Nişanın bozulmasından doğan talepler yalnızca kanunun saydığı kalemlerle sınırlıdır.
Maddi ve Manevi Tazminat
"II. Nişanın bozulmasının sonuçları" başlığı altında iki ayrı kalem düzenlenir.
"1. Maddî tazminat" kenar başlıklı madde şöyle başlar: "Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen b" ifadesiyle süren hüküm, kusurlu tarafın diğerinin düğün için yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar ile nişan masrafları karşılığında uygun bir tazminat ödemesini düzenler. Aynı maddede, zarar gören tarafın ana ve babası ya da onlar gibi davranan kişilerin de aynı şartlarla kendi yaptıkları harcamaları isteyebileceği belirtilir.
"2. Manevî tazminat" kenar başlıklı madde ise nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu taraftan manevi tazminat isteyebilmesini düzenler.
İki ayrıntı önemlidir. Birincisi, her iki tazminat da kusur şartına bağlıdır; nişanı haklı bir sebeple bozan taraftan tazminat istenemez. İkincisi, kanun hiçbir yerde tutar, oran veya tavan vermez; takdir hâkimdedir.
Hangi Hediyeler Geri İstenebilir?
Bu, sayfanın en çok aranan kısmı ve en çok yanlış aktarılan kısmı. "III. Hediyelerin geri verilmesi" kenar başlıklı madde şöyle başlar: "Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın" ya da onlar gibi davranan kişilerin verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler verenler tarafından geri istenebilir.
Dikkat edilmesi gereken üç nokta var.
Birincisi, ölçüt "alışılmışın dışında" olmaktır. Kanun takı, altın, bilezik, saat gibi hiçbir eşya adı saymaz. Bir hediyenin alışılmış olup olmadığı somut olaya göre değerlendirilir.
İkincisi, madde yalnızca "evlenme dışındaki bir sebeple" sona erme hâlinde işler. Nişan evlenmeyle sona ermişse bu madde uygulanmaz.
Üçüncüsü, hediye aynen geri verilemiyorsa borç ortadan kalkmaz. Maddenin son cümlesi birebir şöyledir: "Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır."
Bu maddede kusur şartı yoktur. Tazminat kalemleri kusura bağlıyken, alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesi için nişanı kimin bozduğuna bakılmaz.
Dava Ne Zamana Kadar Açılabilir?
Süre kısadır ve tek bir maddede yazılıdır. "IV. Zamanaşımı" kenar başlıklı madde birebir şöyledir: "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar."
Üç sonucu var. Birincisi, süre nişanın bozulduğu tarihten işler; hediyenin verildiği tarihten değil. İkincisi, süre hem tazminat hem hediye taleplerini kapsar; madde "dava hakları" diyerek hepsini içine alır. Üçüncüsü, bu bir zamanaşımı süresidir; hak düşürücü süre değildir.
Nişanlılık süreci boyunca verilen vekâletler ve belgeler için vekâletname çeşitleri nedir sayfamıza, evlilik sonrası konular için evlilik işlemleri ve gereken belgeler sayfamıza bakabilirsiniz.
Bu Sayfada Ne Yok?
- "Takılar kimde kalır" sorusuna kesin cevap yok. Kanun eşya adı saymaz; ölçüt hediyenin alışılmışın dışında olup olmadığıdır ve bunu somut olayda hâkim değerlendirir.
- Hangi hediyenin alışılmış sayıldığına dair liste yok. Böyle bir liste kanunda bulunmaz.
- Tazminat tutarı veya hesaplama yöntemi yok. Kanun oran, tutar veya tavan vermez.
- Yargıtay kararlarına dayalı içtihat özeti yok. Bu sayfa yalnızca kanun metnini aktarır; karar taraması yapılmamıştır.
- Maddi tazminat maddesinin tam metni yok. Maddenin yalnızca başlangıç kısmı birebir doğrulanabildi; kalan kısım içerik olarak özetlenmiş, alıntı olarak verilmemiştir.
- Manevi tazminat maddesinin birebir metni yok. Maddenin lafzı doğrulanamadı; yalnızca düzenlediği konu aktarılmıştır.
- Nişan töreni, nişan sözleşmesi veya şekil şartına dair hüküm yok. Kanun nişanlanma için şekil şartı aramaz.
- Dava masrafı, harç ve avukatlık ücreti tutarı yok.
- Dilekçe örneği ve hukuki danışmanlık yok.
Sık Sorulan Sorular
Nişan bozulursa takılar geri verilir mi?
Kanun takı kelimesini kullanmaz. Geri istenebilecek olanlar alışılmışın dışındaki hediyelerdir ve bunlar "verenler tarafından geri istenebilir". Bir hediyenin bu tanıma girip girmediğine somut olayda karar verilir.
Hediyeyi geri istemek için nişanı kimin bozduğu önemli mi?
Hediyelerin geri verilmesini düzenleyen maddede kusur şartı yoktur; madde yalnızca nişanlılığın "evlenme dışındaki bir sebeple" sona ermesini arar. Buna karşılık maddi ve manevi tazminat talepleri kusura bağlıdır.
Nişanlı taraf evlenmeye zorlanabilir mi?
Hayır. Kanun açıktır: "Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez." Cayma hâlinde ödenmesi kararlaştırılan para için de dava açılamaz; ancak önceden ödenmiş tutarlar geri istenemez.
Nişanın bozulmasından doğan dava ne kadar sürede açılmalı?
Bir yıl içinde. Madde birebir "sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." der. Süre nişanın sona erdiği tarihten işler.
Düğün için yapılan harcamalar istenebilir mi?
Maddi tazminat maddesi, kusurlu taraftan düğün için yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat istenmesini düzenler. Aynı madde, zarar görenin ana ve babası ile onlar gibi davranan kişilerin kendi harcamaları için aynı şartlarla talepte bulunabileceğini de belirtir.
Hediye kaybolmuş veya kullanılmışsa ne olur?
Borç ortadan kalkmaz. Kanun bu hâli ayrıca düzenler ve hüküm birebir şöyledir: "Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır." Yani hediye iade edilemiyorsa yerine değerinin istenmesi gündeme gelir.
Kaynak: Nişanlanma, dava hakkının bulunmaması, maddi ve manevi tazminat, hediyelerin geri verilmesi ve zamanaşımına ilişkin alıntılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Kabul 22/11/2001, Resmî Gazete 8/12/2001 – Sayı 24607) metninden birebir alınmıştır. Kenar başlıkları kanun metnindeki hâliyle aktarılmıştır ve erişilen nüshada bu maddelerde değişik veya mülga ibaresi bulunmamaktadır. Maddi tazminat maddesinin yalnızca başlangıç kısmı, manevi tazminat maddesi ise yalnızca düzenlediği konu düzeyinde aktarılmıştır; sebebi sayfa içinde belirtilmiştir. Yargıtay kararı taraması yapılmamıştır. Bu sayfa hukuki danışmanlık değildir. Veri kesim saati: 30 Ekim 2026, 12.00 TSİ.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.